18 Mart 2012

The Purple Rose of Cairo / Kahire'nin Mor Gülü


Yapım: 1985 / ABD
Imdb Paunı: 7.7
Tür: Dram,Romantik,Fantastik,Komedi
Yönetmen: Woody Allen
Oyuncular: Mia Farrow, Jeff Daniels,Danny Aiello,Edward  Herrmann,Deborah Rush,Stephanie Farrow,Van Johnson,John Wood

Her yönüyle, ''Merhaba, ben bir Woody Allen eseriyim'' diyen film ile; 1930'lu yıllara, Amerika'nın büyük buhran dönemine misafir oluyoruz.Cecilia (Mia Farrow), vaktinin büyük bir kısmını sinemada geçiren,izlediği filmlerden oldukça etkilenen sakar bir garson olarak çıkıyor karşımıza.Tam bir sinemasever anlayacağınız.''Kahire'nin Mor Gülü'' isimli filmi sinemada defalarca izliyor.Ancak bir Woody Allen filminde işler günlük hayatın normal seyrinde gitmez..İşte, Cecilia filmi beşinciye izlediği bir gün olanlar oluyor.Filmin başrol oyuncusu Cecilia ile konuşmaya başlıyor ve beyaz perdeden çıkarak halkın arasına karışıyor.Herkesin şaşkın bakışları arasında Cecilia ile sinema salonunu terk ediyorlar ve devamında birtakım maceralar...(Bunca yıldır film izlerim, bir Johnny Depp, bir Brad Pitt çıkmadı o ekrandan.Ayıp yahu...)

Genelde filmlerinde boy gösteren, oyunculuğu da en az yönetmenliği kadar başarılı olan Woody Allen'ı çok aradı bu gözler.Bir görünseydin de o komik suratını görüverseydik diye düşündüm; ama olmadı malesef.Yalnız Cecilia'nın garsonluk yaptığı yerde, bir ara yüzü görünmeyen bir müşteri hesap istediğini söylüyor.Ben kendisinin Woody Allen olduğunu düşünüyorum..

Woody Allen, gerçekten de sinemanın dahi çocuğu.Fantastik hikayelerine de, günlük hayatın bir parçası olan, içinde fantastik hiçbir öğe bulundurmayan, yalnızca diyaloglarla zenginleştirilmiş filmlerine de bayılıyorum.Şehirler üzerine çektiği filmlerin zaten hastasıyız.Hep söylerim, bir şehri Woody Allen gözüyle izlemek bambaşka..Keşke İstanbul'a da gelip bir film çekse...Gerçekten muhteşem olurdu.Woody'ciğim duy sesimi pleasee...


Bu filmde 40'lı yaşlarda olan Mia Farrow, güzel olmasına çook güzel; ancak ben Rosemary'nin Bebeği'ni 98754869... defa izlediğim için kendisinin gencecik haline alışkınım doğal olarak.Çok tanıdığım birinin birden 20 yıl sonraki halini görmüş gibi oldum, böyle bi efkarlandım Mia'cığımı görünce..Tabi yine güzel,yine sevimli orası ayrı mesele. Yalnız işin güzel tarafı, ilerleyen yalnızca Mia Farrow'un yaşı değil, aynı zamanda oyunculuk yeteneği de olmuş.Kocasına yalan söylerken kekelemesi..öyle gerçekçi ki, sahiden yalan söylüyormuş gibi,sahiden inandırmaya çalışıyormuş gibi..sahiden kocasıymış gibi..sahiden o kadar saf bir kadınmış gibi..Kısacası mükemmel.10 üzerinden 9 alır Farrow'un oyunculuğu.Ayrıca belirtmeden geçemeyeceğim, kendisine saf kadın rolleri cuk diye oturuyor.


Son olarak şunu söyleyeyim: Woody Allen'ın son filmi ''Midnight in Paris''e çok benzettim ben.Onu seven bunu da sever.Ya da bunu seven onu da sever.İyi seyirler.

32 yorum:

  1. Artık vakit bulup daha çok film izlemeliyim.
    Midnight Paris'i sevmiştim aslında, bunu da severim o zaman :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben çok benzettim tarzlarını canım.bunu da seveceğini düşünüyorum :)

      Sil
  2. evet rosemarynın bebeğınden bende tanıyorum bu oyuncuyu:)
    bu fılmıde guzele benzıyor,gerılım olsaydı daha guzel olurdu onerılerıne acığım polıganum :)sevgıler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. valla aklımdasın biricitim.güzel gerilim arıyorum ben,bulduğumda haber vereceğim sana :) sevgiler canım :*

      Sil
  3. İlk izlediğimde çok şaşırdığımı hatırlıyorum. Birde çok uzun zaman önce izlemiştim. Hatta yanılmıyorsam iki kez :)

    Mia Farrow zaten çok güzel bir kadın değil. Hatta bu filmde yüzü daha oturmuş gibi gelmişti bana. İlk filmlerini hatırlıyorumda, daha durağan ve sanki oyunculuğu yapay gibiydi. Rosemary'nin Bebeği'nde o kadar başarılı olmasının bir nedenide sanırım Roman Polanski idi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. biraz zaman geçsin ben de izleyebilirim ikinciye Aslıcım :)
      çok farklı bi havası var Mia Farrow'un ,özellikle o kısa saçlı haline bayılıyorum ben.genelde saf rollerde oynuyor,gerçek hayatta da öyle gibi geliyor bana hatta :)
      Polanski kime hangi rolün yakışacağını çok iyi biliyor ya :)

      Sil
  4. http://biricitinyeri.blogspot.com/2012/03/cute-blog-award-sevimli-blog-odulu.html blogumda ödülün var canım mimledim seni :) sevımlı blogunu cok sevıyorum mimi yapmasanda canın saolsun sevgıler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aa bakıyorum hemen.
      çok tatlısın yaa :* ben de çok seviyorum blogunu biliyosun di mi :)) öptüm canım :*

      Sil
  5. Mia Forrow hiç yaşlanmayacak gibi duruyor 40 olsa bile.Bu filmi de listeye aldım

    YanıtlaSil
  6. Bende bir mimin var: Psikoloji Mimi.
    Yazabilirsen sevinirim. :)

    YanıtlaSil
  7. simdi farkettim, sinema zevklerimiz çok benziyor. blog'da bahsettigin filmlerin çogunu izledim ve bir Woody hayraniyim (hatta bayilirim:)), bu filmini izlemedim henüz, en yakinda izliycem.
    Rosemary's Baby seveni ariyormu$sun, i$te burada :)) O filme BA-YI-LI-YO-RUM!!! gerçi Polanski'nin apartman üçlemesinin hepsi ayri güzel ama Rosemary's Baby bir ayri güzel:)
    Diger film yorumlarini da okuycam en kisa zamanda!
    xxx,
    Betül
    Cinematic Ceremony

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rosemary seveni çoook severiimmm. Hoşgeldin sefalar getirdin :)) apartman üçlemesine bayılıyorum ben de.ama favorim tabi ki rosemary :)
      bu filmi de tavsiye ediyorum.en kısa zamanda uğrayacağım bloguna.tekrar hoşgeldin,gerçekten sevindim :)))

      Sil
  8. Üniversitede sinema kulübünde incelemiştik bu filmi ancak hatırlayamıyorum. Mutlaka izleyeceğim tekrar canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaa sinema kulüplerinde böyle güzel aktiviteler de yapılabiliyormuş demek ki :) bizim kulüp tam bir fiyasko olduğu için ben böyle duyunca özeniyorum da:))
      bu film tekrar izlenebilir ya,hele unuttuysan mutlaka izle canım :)

      Sil
  9. nefis film bu.
    her woody allen filmi gibi.
    en sevdiklerim ise annie hall ve zelig.
    eskileri seviyosun ne güzel.
    iyi filmin eskisi yenisi olmaz zaten değil mi.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. deep ben eski filmlere bayılırııım :))) tabi ama haklısın.iyi filmin eskisi yenisi olmaz.tuttum bu sözü :)
      annie hall benim de favorilerimden.diğerini izlemedim yalnız :)

      Sil
  10. zelig çok ama çok ilginç.
    kaçırma.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. en kısa zamanda izlicem deep.hem woody allen filmi,hem de senin tavsiyen olduğu için kaçmaaaz :)

      Sil
  11. poliganum bu filme bayılırım ve naısl canım çekti tekrar izlemeyi sayende ah!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. izledikçe beni hatırla canım ehe :))

      Sil
  12. senden her yeni film duyduğumda film kültürümün zayıflığına üzülüyorum ama geç de olsa keşfettiğim için seviniyorum :)
    Midnight in Paris'i çok beğenmiştim o zaman bunu da izleyince çok beğenicem
    teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tatlım ben de senin yazıların sayesinde sanat,tiyatro,edebiyat... hakkında yeni yeni şeyler keşfediyorum :))
      çok sevindirdin beni canım teşekkürler :))
      tavsiye ederim bu filmi de :)

      Sil
  13. Günün kararı. Senin paylaştığın tüm filmleri izleyeceğim. Gerçekten en yakın zamanda hemen başlamayı planlıyorum. harika bir bloğun var :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa çok tatlısın canımm :) teşekkür ediyorum.bunları duymak çok sevindiriyor beni :)

      Sil
  14. Bu filmi en yakın zamanda izleyeceğim de,şu finaller bitse bir ve de ders çalışsam.
    Ama filmi izleyeceğim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. izlemelisiin :)
      ah şu vize-final derdi...yalnız finallere daha çok vardır yahu :) sen uzunca bir zaman izleyemiceksin desene :))

      Sil
    2. Mayıs başında.
      Çok kalmadı,az da kalmadı.
      Ama izleyeceğim.
      Aklımda :)

      Sil
  15. Bu film de Midnight in Paris de harika filmlerdi.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...