Sınavların bitmesiyle vizyona şahane filmlerin girmesi bir oldu.Çok da iyi oldu.
Geçtiğimiz cuma Titanic 3 boyutlu olarak gösterime girdi.Titanic efsanesi teknolojinin nimetlerinden faydalanarak geri döndü.Sinemada izleme fırsatı bulamayan biz yeni jenerasyon için harika bir fırsat.Titanic'in gösterime girdiği yıl 5 yaşında bir çocuktum ben.Sinemada izleyemedik haliyle.Tabi biraz büyüyüp, okula başlayınca, televizyonda 4589768 defa gösterilmesine mukabil hiç kaçırmaz,izlerdim.Her seferinde izlerdim hem de.Ayda bir gösterirlerdi bi ara resmen.Hiç kaçırmazdım.O dönemler çok yakın bi arkadaşım vardı, ne zaman birimizin evine gitsek, oturur Titanic izlerdik.Sinemaya olan tutkum o yıllarda Titanic'le başladı diyebilirim yani.
Böylesine çok sevdiğim filmleri sinemada izleme hayalim vardır benim.Örneğin Rosemary'nin Bebeği'ni çok severim biliyorsunuz.Onu sinemada, dev ekranda izlesem mesela..Off, düşünmek bile heyecanlandırıyor.
Dolayısıyla, 'kaç defa izledik onu yeaa, niye sinemada izliyim ki bi daha' kafasında olmayanlardanım.Bir arkadaşıma birlikte izleme sözü verdim Titanic'i.O şehir dışından gelir gelmez gidip izleyeceğiz.Biliyorum ağlayarak terk edeceğim o salonu.Şimdiden heyecanlanıyorum.İzleyip de yorum yapmak isteyen varsa, çekinmesin.Övsün bol bol, daha da heyecanlanayım ben.
Bir diğer merakla beklediğim -gün saydığım,yolunu gözlediğim,aylardır gül döktüm yollarına gel artık kollarıma dediğim- film ise ''YERALTI''. Zeki Demirkubuz'un çok sevdiği,birçok filminde ilham aldığı Dostoyevski'nin kitabından-Yeraltından Notlar- esinlenerek çektiği bu filmin vizyon tarihini (13 Nisan) deyim yerindeyse iple çekiyorum.İlk defa bir Zeki Demirkubuz filmini sinemada izleyeceğim için ekstra heyecanlıyım.İlk gün gidip izlemeyi düşünüyorum.Bir tek dileğim var: Engin Günaydın'ın oynadığı görüp, 'Aaa Burhan varmış,eğlencelidir bu yeaaa' diyenler gelmesin o filme.Yani o derece eminim ki bu kafayla gelecek insanların olacağına, Zeki Demirkubuz filmlerini tanıtan broşürler mi dağıtsam acaba sinemanın önünde diyorum.Hayır başıma gelecekleri biliyorum ben.Adamlar gelecek ellerinde patlamış mısır ve kolalarla.Sonra sıkılacaklar.Fısır fısır konuşmalar başlayacak.Ben bir şey anlamayacağım o filmden sonra.Erken saatte izlemeye gitmem en iyisi olur sanırım.Kimse olmaz mis gibi izlerim, evet evet..
Sonuç olarak ben bu nisan ayını çok sevdim.Sinemaseverler ayı olsun bu ay.Her ay böyle olsun hatta.Hepinize bol seyirli günler diliyorum.Sinemaya gidin,izleyin gaarii.







